Haber Detayı
09 Haziran 2018 - Cumartesi 09:21
 
Işık Hem Gebze'yi Hem Darıca'yı Memnun Edecek
Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, "Son 1 hafta 10 gündür milletvekili seçimine yönelik hava gittikçe güçlenmeye başladı. Sürekli sahadayız ve o sahanın nabzını biraz tutmayı başarabilen bir arkadaşınızım. Yerel siyasetten geldiğimiz için vatandaşın nabzını alıyoruz. Şu anda AK Parti 300'ün üzerinde bir milletvekilini çıkarabilecek noktaya geldi diye düşünüyorum. Yani hem Meclis'te bir sorun görmüyorum hemde cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turda biteceğini düşünüyorum." dedi.
 
 
 
Gebze Haberi


Işık, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM) tarafından Başiskele ilçesinde bir otelde düzenlenen Yerel Medya Buluşmaları programında gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.

Bir gazetecinin, Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerine yönelik değerlendirmesini sorması üzerine Işık, "Bizim geleneğimizde seçimlerden önce hedeflediğimiz oy oranını açıklamak vardı. Ama bu seçim erken seçim değil, çok erken seçim oldu. Seçim takvimi o kadar sıkışık oldu ki, hedeflerimizi vermek için yapmamız gereken çalışmaları yapmaya çok fırsatımız olmadı. Bu sonuçları vermeden önce bir kamuoyu yoklaması yapıyoruz. Trende bakıyoruz. Seçime katılımı tahmin ediyoruz. Partimizin ve rakiplerimizin genel durumuna bakıyoruz, ona göre bir tahmin ve hedef veriyoruz. Bu seçimde kamuoyu yoklaması yaptırıp, onu değerlendirmeye vaktimiz olmadı. Şu anda AK Parti Kocaeli olarak bizim kendi kriterimiz 7 milletvekili olursa, yani mevcudu korumayı kesinlikle başarılı saymayız. 8 bizim için normal sonuçtur 9 alırsak kendimizi başarılı sayacağız." şeklinde konuştu.

"AK Parti 300'ün üzerinde milletvekilini çıkarabilecek noktada"

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turda biteceğini düşündüğünü ifade eden Işık, son bir haftadır, özellikle alanların biraz daha şenlenmesiyle herkesin bütün adayları tartma imkanı olduğunu belirterek, şöyle konuştu: 

"O adaylar tartılınca da Cumhurbaşkanımızın bu noktadaki tecrübesi, birikimi, kapasitesi daha da ön plana çıktı. Ben eminim ki, bugün sandık konsa seçim birinci turda biter. Trend de yukarı yönlü, olumlu yönlü. İnşallah önemli bir farkla cumhurbaşkanımız seçimi ilk turda alır. Son 1 hafta 10 gündür milletvekili seçimine yönelik hava gittikçe güçlenmeye başladı. Sürekli sahadayız ve o sahanın nabzını biraz tutmayı başarabilen bir arkadaşınızım. Yerel siyasetten geldiğimiz için vatandaşın nabzını alıyoruz. Şu anda AK Parti 300'ün üzerinde bir milletvekilini çıkarabilecek noktaya geldi diye düşünüyorum. Yani hem Meclis'te bir sorun görmüyorum hemde cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turda biteceğini düşünüyorum."

AK Parti'nin genç milletvekillerini seçilemeyecek sıraya koyduğu şeklinde eleştirilerin yapıldığının hatırlatılması üzerine Işık, "Bu eleştiri muhalefetten geliyorsa, o muhalefetin o eleştiriyi yapabilmesi için kendilerinin seçilecek yerden bir genci göstermiş olmaları lazım. Bunu yapmadan AK Parti'ye eleştiri yapmak bence çok havada kalacak bir durumdur. Şu anda AK Parti'nin 25 yaş altında seçilecek yerden milletvekili adayları var. AK Parti siyasette hem kendini gençleştirmeyi başaran hem de siyasette gençlere gerçekten alan açan bir parti." diye konuştu.

-"Yeni sistemde Meclis çok önemli bir rol oynayacak"

Meclis'in önemini kaybedeceği yönündeki eleştirilere ilişkin Işık, "Yeni sitemde aslında Meclis'in ne kadar ağırlığı olacağı göstergesi bana göre, tüm bakanların neredeyse liste başında yer alması, AK Parti aslında en önemli aktörleri diyebileceğimiz arkadaşlarımızı Meclis'e taşıyarak, Meclis'in aslında çok önemli bir işlev göreceğini göstermiş oldu. Bence bu Meclis'e verilen önemin bir göstergesidir. Yeni sistemin kurgulanmasında Meclis'in çok önemli bir rol oynayacağını ve bundan sonra Meclis hükümet ilişkilerinin çok daha dengeli olacağı konusunda bana göre önemli bir ip ucu ve önemli bir işaret. Ben öyle yorumladım." değerlendirmesinde bulundu.

"Şu anki stratejimiz taarruz"

Başbakan Yardımcısı Işık, "Ordumuz adım adım Kandil'e ilerliyor, bu konudaki görüşlerinizi merak ediyoruz." sorusu üzerine şu yanıtı verdi: 

"Türkiye uzun süre savunma konseptini tercih etti. Kendisine bir saldırı olursa o saldırıyı karşılıksız bırakmama ve cezalandırma yöntemini belirledi ama şu andaki stratejimiz taarruz. Terör tehdidi nerede olursa yerinde, kaynağında imha etme. Bu stratejiyi uyguluyoruz. Onun için 15 Temmuz hain darbe girişiminden tam 40 gün sonra Fırat Kalkanı Harekatı'nı başlattık ve bu harekatla Kilis'i ve güney sınırımızdaki ilçelerimizi tehdit eden DEAŞ tehdidini ortadan kaldırdık.

Daha sonra özellikle bazı küresel güçlerin teşviki ve desteğiyle oluşturulmak istenen terör devleti tehdidine karşı Afrin Operasyonu'nu başlattık ve oradaki teröristleri tamamen temizledik. Bunu yaparken oradaki sade vatandaşı da özellikle daha iyi imkanlara kavuşturmanın mücadelesini yaptık. Bir taraftan teröristleri temizlerken diğer taraftan sivil insanların bundan zarar görmemesi için her türlü tedbiri aldık. Yine Sincar'a ciddi operasyon yaptık. Şimdi de Kuzey Irak'ta özellikle terör örgütünün bize tehdit oluşturacak her noktada terör örgütünün başını ezmek için operasyonlarımızı sürdürüyoruz. Bu operasyonun kapsamı, zamanlanması, stratejisi, taktikleri tamamen bir askeri çerçevede ele alınır. Bunların detayını bizim paylaşma, bu konuyla ilgili söz söylememiz mümkün değil. Herkesin şunu bilmesi gerekiyor ki Türkiye terör tehdidi nereden gelirse gelsin kaynağında imha etme hakkına sahiptir ve bu hakkını kararlılıkla kullanacaktır. Bugün yapılan da bundan başka bir şey değildir."

-"İHA'lar ve SİHA'lar terörle mücadele bize çok ciddi avantaj sağladı"

AK Parti iktidar olduğunda Türkiye'de savunma sanayisinde yüzde 24 olan yerlilik oranının bugün yüzde 65'e geldiğine işaret eden Işık, "Bu aslında nitelik açısından da son derece ciddi bir mesafe aldığımızın da bir göstergesi. Burada bütün pek çok teknolojinin aynı anda kullanıldığı bir platform olarak değerlendireceğimiz İHA'lar ve SİHA'lar bizim terörle mücadelemizde bize çok ciddi avantaj sağladı. Belki bir özel bilgiyi burada ilk defa sizinle paylaşayım. Geçen yıl savunma bakanıyken iftar programını Yüksekova'da, sahur programını da Dağlıca'daki taburumuzda yaptık. O sırada komutanlarımızla yaptığımız değerlendirmede SİHA üslerinin Van'dan veya Batman'dan SİHA'ların kalkması gerektiği söylendi. Bunun üzerine biz orada yaptığımız değerlendirme sonucunda karar aldık ve Cizre ve Yüksekova'da SİHA ve İHA merkezi oluşturuldu. Şimdi Kuzey Irak Harekatı'nda geçen yıl verdiğimiz kararın bir uygulaması olarak SİHA'lar Cizre'den kalkıyor. Yakında Yüksekova'dan da kalkacak. Bu da bize terörle mücadelede çok ciddi bir harekat kolaylığı sağlıyor. Dünyanın en iyi teknolojilerinden birini kullanıyoruz. SİHA'nın yerlilik oranı yüzde 97. Bu dünyada çok az ülkenin başarabildiği bir nokta. Teknolojiye yatırım yapmayı sürdüreceğiz. Şu anda Türkiye'nin aslında övünmesi gereken nokta bu. Çok nitelikli bir askerimiz var bunu yüksek teknolojiyle de buluşturduğumuz zaman başarı Allah'a şükürler olsun geliyor."

"Sandıkta hile olmasına hiç kimse müsaade etmez"

Bir gazetecinin seçim güvenliği konusunda Millet İttifakı kanadından gelen açıklamalara ilişkin sorusu üzerine Işık, şöyle konuştu: 

"Sadece AK Parti döneminde değil 1950'den bu yana kadar yapılan tüm seçimlerde Türkiye Cumhuriyeti'nin hangi iktidar olursa olsun en çok dikkat ettiği konulardan biri seçim güvenliğidir. Muhalefet 'bir oyun bile takipçisi olacağız.' diyor. Bundan biz çok mutluluk duyarız. 'Bugüne kadar niye bu bir oyun takipçisi olmadınız?' diye de sormamız lazım. Biz her oyun vatandaşın iradesini yansıtması noktasında bugüne kadar hiç tereddüt göstermedik. Vatandaş hür iradesiyle gelsin oyunu kullansın ve hangi partiye oy attıysa o oy o partiye yazılsın. Bugüne kadar bundan hiç tereddüdümüz olmadı bundan sonra da olmayacak.

Bu Türkiye için olmazsa olmazdır ve bu konuda da bir konsensüs vardır ama çok büyük ümitlerle hayır çıkacak beklentisiyle kendi tabanlarını hareketlendiren ama gerçekle de seçim akşamı yüz yüze gelen insanların suçu kendilerinde değil de seçim güvenliğinde aramalarını bizim kabul etmemiz mümkün değil. Şimdiden de böyle bahanelere sığınmasınlar. En yüksek oyu almış 5 partinin her birinin sandık kurulunda üye bulundurma hakkı var. Sandık kurulunun oluşumuyla başlayan süreçte oylar seçim kurulunda bütün sonuçlar kayda geçirilip açıklanana kadar orada temsilci bulundurma hakları var. Bu kadar açık ve şeffaf bir ortamda seçim güvenliği tartışması yapmak ne anlama gelir? Bana göre gördükleri mağlubiyete kılıf anlamına gelir, başka bir anlama gelmez."

Işık, Türkiye'de sandıkta hile olmasına hiç kimsenin müsaade etmeyeceğini vurgulayarak, "Bu konuda ben hiçbir tereddüt taşımıyorum. Eğer bu konuda tereddüt taşıyanlar varsa onlara da çağrımız sandık kurullarına mutlaka görevlilerinizi koyun hatta gönüllü müşahitlerinizi de koyun. Orada her türlü iş ve işlemi denetleyin ama lütfen mağlubiyetinize kılıf aramayın. Son haftada eğer yine 'seçim güvenliği' duymaya başlarsanız bilin ki muhalefet mağlubiyeti kabul ediyor demektir. Ben öyle yorumlarım." ifadelerini kullandı.

"Herkes daha güvenle güne uyanacak"

Bir gazetecinin "24 Haziran'da AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanseçimi kazandığı takdirde Türkiye nasıl bir sabaha uyanacak?" sorusuna da cevap veren Işık, şöyle konuştu: 

"Herkes 25 Haziran'da daha güvenle güne uyanacak. Bir seçimin rahatlıkla geçilmiş olması, istikrarın korunmuş olması her bir insanımızın daha güvenle sabaha uyanmasını sağlayacak. Bu konuda hiçbir tereddüt yok ama Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin fiilen hayata geçeceği bir milat olduğu için 24 Haziran bundan sonra yoğun bir süreç yaşayacağız. Yeni hükümet sistemi o zaman hayata geçecek. Daha hızlı karar alan, bürokrasinin daha hızlı karar aldığı, karar alma süreçlerinin hızlandığı, karar alma mekanizmalarının daha azaltıldığı bir süreci başlatmış olacağız. Türkiye'nin özellikle bu çağda çok fazla mevzuata, bürokrasiye takılmadan hızlı karar alıp etkin uygulamayı başaran bir ülke olması lazım. Artık teknoloji yaşam biçimimizi değiştirmeye başladı. Dünyada o kadar hızlı bir yarış var ki bu yarışta yavaş olan geç kalacak, yarıştan kopacak. Dolayısıyla Türkiye'nin yavaş olma lüksü yok. Türkiye yaş ortalamasının 31 olduğu bir ülke. Bu yaş ortalamasının Almanya'da 48 olduğunu düşünürseniz Türkiye'nin ne kadar genç bir nüfusa sahip olduğunu daha iyi idrak edersiniz. Bu kadar genç nüfusa sahip olan bir ülkenin diğer ülkelerden daha hızlı koşması lazım. 24 Haziran'da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle inşallah daha hızlı koşmaya başlayacağız. Ben her şeyin daha güzel olacağına inanıyorum."

"Kocaeli için ilimizin genel sorunlarını kapsayan bir manifesto yayınlamayı düşünüyor musunuz?" şeklindeki soruya Işık, "Manifesto olarak değil de önümüzdeki 5 yılda hayata geçirmeyi arzu ettiğimiz, hedeflediğimiz projelerimizi açıklayacağımız toplantımızı 12 Haziran'da açıklayacağız. Manifestoyu Sayın Cumhurbaşkanımız açıkladı. Türkiye ile ilgili o manifesto Kocaeli'yi de bütünüyle kapsıyor." yanıtını verdi.

Işık, 12 Haziran'da yapacakları açıklamada millet bahçeleri konusunda birden fazla müjdeyi duyuracaklarını anlatarak, "Stadın yeri konusunda da şu anda bir değerlendirme yapıyoruz. Bu statla ilgili anlaşma 3 sene önce imzalanmıştı fakat yeni stat yapılana kadar stadı yıkmayalım kararını verdiğimiz için firmaya erteleyin projenizi diye rica ettik. Onlar da 3 yıl ertelediler. Şimdi bir görüşme var, o görüşmeden sonra bakacağız nihai kararı o zaman değerlendiririz ama bizim millet bahçeleri için daha farklı alternatiflerimiz var. Hem Gebze'de hem Darıca'da hem diğer ilçelerimizde halkımızın memnun kalacağı açıklamaları yapacağız." şeklinde konuştu.

Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, daha sonra gazetecilerle iftar yaptı.

Programa, BYEGM Basın Yayın Dairesi Başkanı Habib Kaya, AK Parti Kocaeli İl Başkan Vekili Abdullah Eryarsoy, Anadolu Ajansı Sakarya Bölge Müdürü Salih Yalçıntaş ile Kocaeli, Düzce ve Sakarya'dan çok sayıda medya temsilcisi katıldı.

Kaynak: Editör:
 
 
 
 
Etiketler: Işık, Hem, Gebze'yi, Hem, Darıca'yı, Memnun, Edecek,
Haber Videosu
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Arşiv
Haber Yazılımı