Yine Küstahlık!
Demir Tahliye Oldu
OHAL UZADI
Engellilerin Erken Gelen Karne Sevinci
Haber Detayı
29 Aralık 2017 - Cuma 15:56
 
DEPRESYON İLE BAŞA ÇIKABİLME!
Herkesten sıkça duyduğumuz bir kelime haline gelen depresyonun tanımını VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Klinik Psikolog Sena Çilingir yapıyor. Kimlerde daha çok görülür, çevremizde depresyonda birine nasıl yaklaşmalıyız, ilaçla tedavisi mümkün mü?
 
 
 
Çayırova Haberi


Kişiler, istenmeyen ya da hayal kırıklığına neden olan olaylar karşısında sıkıntı, üzüntü, keder gibi duygusal tepkiler verirler. Bunlara depresif duygular denilir. Depresif duygular hayatın normal bir parçasıdır. Gündelik hayatın getirdiği keyifsizlik ve ya moral bozukluğu ile depresyonu ayırt etmek belirtilerin şiddeti ve süresi ile belirlenir. Depresyon teşhisi koyabilmek için kişinin şikayetlerinin en az iki haftadır sürüyor olması ve mesleki ve sosyal işlevselliğini olumsuz yönde etkiliyor olması gerekmektedir.

Depresyonun temel belirtileri:

  • Karamsarlık, kederli duygu durumu, kötümser düşünce içeriği, hayattan zevk alamama, ağlama nöbetleri, çaresizlik hissi, öfke, unutkanlık, tahammülsüzlük ve dikkat dağınıklığı enerji azlığı, iştah düzensizliği, tuvalet problemleri ve uyku problemleri gibi belirtiler takip etmektedir. Her kişide tüm bu belirtiler aynı zamanda ve aynı yoğunlukta olmayabilir.
  • Kişi eskiden keyif aldığı aktivitelerden artık keyif almamaya başlamaktadır.
  • Boşluk hissi yaşar ve her şey anlamsız gelir.
  • Gelecekle ilgili hedefleri ile ilgili karamsar olup ve bununla beraber özgüveni ile ilgili kaygı gelişir. Geçmişte yaşadığı olayları neticesi küçük bile olsa sık sık akla gelmeye başlar ve durumdan oldukça rahatsız olmaya başlar.
  • Kişi kendine ve çevresine güvenmemeye başlar, kendisini oldukça yalnız hisseder.
  • Alınganlıkları artar ve iletişimleri bozulur.
  • Düşünce yavaşlar ve bununla doğru orantılı olarak konuşmada da yavaşlama gözlemlenir.
  • Kilo kaybı ve ya kilo artışı olmaktadır. Yeni bir şeyleri öğrenmekte güçlük çeker.
  • Depresyonun en ağır sürecinde ise kişi kendisine zarar verme eğiliminde bulunabilir.
  • Bu sebepten, depresyon göz ardı edilebilecek ve ya tek başına atlatabilecek bir durum değildir. Mutlaka profesyonel yardım alınması gerekmektedir.

6 kişiden 1’i depresyonda

Depresyon, psikiyatrik hastalıkların arasında en sık görülenlerden biridir. Toplumda her altı kişiden birinde görülmektedir. Genellikle genç yaşlarda ortaya çıkmaktadır. Kadınların erkeklere oranla iki kat daha fazla  bu durumu yaşadığı kanıtlanmıştır. Bu durumun sebebi olarak kadınlarda ki hormonel değişikler sebep olmaktadır. Hamilelik, doğum, regl gibi dönemler kadınların depresyon durumunu arttırmaktadır. Erkeklerin depresyon sürecinde, sinirlilik, öfke patlamaları, aileden uzaklaşma şeklinde kendini göstermektedir. Sosyoekonomik düzey düşük, işsiz, boşanmış ya da hiç evlenmemiş kişilerin depresyona girme riski daha yüksektir.

Depresyonu takip eden fiziksel şikayetler olabilir mi?

Beyinde ki serotonin ve norepinefrin gibi bazı kimyasalların hem duygu durum hem de ağrıyı düzenlemede etkisi vardır. Bu nedenle depresyonda ki kişilerin fiziksel şikayetleri de olmaktadır. Eklem ağrısı, sırt ağrısı, mide ağrısı, bağırsak sisteminde ki sorunlar, uyku bozuklukları ve iştah değişiklikleri vardır. Hatta bazı hastalar bedensel şikayetleri için hekimden hekime gider ama çare bulamazlar. Bu gibi belirtiler de depresyon şüphesi ile bir uzman ile görüşmekte fayda vardır.

Psikoterapiyle tedavisi mümkün mü?

Depresyonda olan kişinin terapisi bu konuda uzman bir psikolog ve psikiyatrist ile paralel şekilde tedavi yürütülür. Terapide hastalığın belirtileri, davranış değişimlerine göre bir yol haritası çizilir ve yardımcı olunur. Terapide bilişsel davranışçı terapi, psikodinamik terapi, EMDR gibi tedaviler uygulanır. Psikolog işlevi olmayan duygu, düşünce ve davranışları tanımak onların yerine gerçekçi bakış açısı oluşturmak için hastayla birlikte çalışır. Çünkü depresyonda olan kişiler her olaya ve duruma karşı olumsuz yönde bakmaya başlayacaktır ve tedavide yeni bakış açıları ve olumluya odaklanma çalışılır. Bununla beraber davranışsal aktivite önerileri yapılır ve uygulanması beklenilir. Bu da kişinin eski temposunu ve eski ruh halini hatırlamasına yardımcı olur. Depresyon belirtileri tekrar ortaya çıkabilir. Daha önceden etkisi olan antidepresan temelli ilaçlar etkisiz olmaya başlar. Hastalığın tekrar oluşması kişiyi umutsuzluğa itebilir.

İlaçlar bağımlılık yapar mı?

Tedavide kullanılan antidepresanların bağımlılık yapıcı etkisi yoktur. Ancak eğer kişi tedavi tamamlanmadan erkenden ilaçları keserse şikayetleri tekrarlayabilir ve daha sonra tekrar ilaca ihtiyaç duymaktadır. En önemlisi kişi iyileşme sürecini tamamen ilaca yormaması gerekmektedir. Unutmayalım ki en önemli iyileşme düşünceleri değiştirmek ile başlar. Aksi taktirde ilaç kesildiği an kişi kendisini ilaç ile bütünleştirdiği için, ilaç yoksunluğundan kaynaklı olarak tekrar yaşadığı duygu durum bozukluğu yaşayabilir. O sebepten farmakolojik tedavi etkili olduğu kadar, gayret ve çaba da bir o kadar iyileşme sürecinde önemli etkiye sahiptir.

Kimler acil durumda kabul edilir?

  • İntihar fikri ya da denemesi
  • Kendine zarar verici davranışlar
  • Uzun süreli ve çok şiffetli olan iştah kaybı
  • Depresif duyguları engellemek adına yüksek dozda alkol ya da madde kullanımı bu gibi ciddi belirtiler olduğunda mutlaka profesyonel yardım alınması gerekmektedir.

Ailelerin depresyonda olan yakınına yaklaşımı nasıl olmalı

  • Depresyonun bir hastalık olduğunu unutmamaları ve tedavisi mümkün olan bir hastalık olduğunu unutmamaları gerekir.
  • Bu duygu durum bozukluğunun bir güçsüzlük ve ya zayıflık değil de atlatılabilecek bir hastalık olduğu kabullenilmesi gerekmektedir.  
  • Aile bireylerinin depresyondaki kişiye; onu anladıklarını, desteğe ihtiyaç duyduğunda yanında olduklarını htirmeleri oldukça önemlidir. Bu yaklaşım hastaya güven verecektir.
  • Aile yakınlarının hastalıkla ilgili yeterli ve detaylı bilgi edinmeleri oldukça önemlidir.
  • Aşırı eleştirme, olumsuz yaklaşım, hastanın duygularına abartılı şekilde katılmak (evet Çok kötü görünüyorsun, evet mutsuz olduğun çok belli ) gibi yaklaşımlar depresyon sürecinin iyileşmesini geciktirir.
  • Aile bireyleri hastanın hekim ve terapi bütünlüğünü korumak adına randevularına düzenli katılımı için destekleyici olmalı. Çünkü depresyonda olan bir kişi randevulardan kaçmak istemeyecektir.
  • İlaç kullanımlarının düzenli olması sağlanmalıdır. Hekimle konuşmadan ilaç ile ilgili değişim yapılmamalıdır.
  • Depresyonda olan kişi günlük işlevselliğini oldukça yitirmeye başlamaktadır. Odadan çıkmak istemez, yürüyüş yapmak istemez, bir sohbeti devam ettirmek ona oldukça zor gelir. Bu durumda aile üyelerinin ona teklif etmesi ama asla ısrarcı olmaması gerekiyor. Teşvik edici unsurlar bulmalıdır. Eskiden çok keyif aldığı ve mutluluk duyduğu aktiviteleri tekrarlamak ve ya hatırlatmak o kişiyi teşvik edebilir.
  • Hastanın duygularına sahip çıkmak gerekiyor. Reddedici tutumlardan uzak durmak gerekir. "Bunda ne varki: Takma bunları" gibi yaklaşımlar hastada anlaşılmadığı inancını doğurur. Bunun yerine  “ Seni anlıyorum, zor olsa gerek ...” cümlesi kişi üzerinde anlaşıldığına dair pozitif bir etki yaratacaktır.

 

 

Kaynak: Editör:
 
 
 
 
Etiketler: DEPRESYON, İLE, BAŞA, ÇIKABİLME!,
Haber Videosu
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Arşiv
Haber Yazılımı