Yazı Detayı
23 Nisan 2020 - Perşembe 12:33
 
Algıyı yönetmek
Levent Kömürcü
 
 

Siyasette bir kesim var ki onların yüzünden siyasetten soğuyorum. Bunlar sadece bir zümrede yok maalesef her zümrede var. Bir yerde daha zor barınırken bir kesimde ise el üstünde tutuluyorlar, hatta yalanları hızla normalleştiriliyor örtülüyor.

İğneyi kendimize batırarak başlayalım söze. Çevremdeki herkes bilir ki ben Erdoğan hayranı bir Ak Partiliyim. Bizim partimizde de var algı yönetenler. Bizim partinin içinde bunu yapanlar, birilerini aşağı çekeyim onun koltuğuna oturayım diye bu yola başvururlar. Çoğunlukla başaramazlar. Başaranlar olsa da, bu olaylar parti tabanında hoş karşılanmadığı için kısa bir süre sonra al aşağı edilirler.

Algı yönetme işini en profesyonel olarak CHP içindeki bir grup yapıyor. İlginçtir bunu yalanlarla yapıyorlar ve bu yalanlar taban tarafından da hemen benimseniyor, ortaya çıktığında bahanelerle normalleştiriliyor.

Bu algı operasyonlarının en büyüğü Erem İMAMOĞLU ile yapıldı. Sağ kesime bakın sizden birini aday ettik demek için çok başarılı bir reklam politikası izlediler. Camiye gidip Kur-an okunmasından, “sana oy vermeyeceğim” diyen insanlara karşı sempatik yaklaşımlarına kadar her şey kendi ekibi tarafından reklamın parçası olarak sosyal medyaya yayıldı. Vaatlerine kadar çok başarılı bir reklam kampanyasıydı ama maalesef bir çok reklam gibi balonlarla doluydu.

Yazımı Ekrem İMAMOĞLU’nun yalanları üzerine kurgulayacak değilim zaten onun için bi köşe yazısının yeteceğini düşünmüyorum. Genel başkanın bile parçası olduğu bu yalanların parti içinde nasıl savunulduğu ve sosyal medyada nasıl sahiplenildiğine dikkatinizi çekmek istiyorum.

Son günlerimizin konuları asfalt, hastane, covit 19 mücadelesi ile ilgili birkaç şey yazmak istiyorum.

Bir rakkamı bir yerde yazarsanız bu sehven yapılmış bir hata olur. Ama aynı rakkam birkaç yerde yazılmışsa bu bilinçlidir. Bu insanların akıllarının algı operasyonlarında nasıl çalıştığını az çok farkettiğim için bu yalanın niye servis edildiği konusunda tek bir amaçları olduğunu sanmıyorum. Bir belediye başkanı 500bin ton asfaltın ne manaya geldiğini bilmeyecek kadar salak değildir. Bu paylaşımı aynı gün ortaya çıkacağını bile bile neden yapar? Acaba arka plandaki hesapları nelerdir bilemiyorum.

Sahra hastanesi konusuna gelince insanların gözünün içine baka baka yalan yapıldı diye söylendi. Yalan hemen ertesi gün ortaya çıkmasına rağmen söyleyenlerin yüzü hiç kızarmadı, hiç utanmadılar. Birde CHP tabanının yanı sıra İYİ Parti tabanı da bu yalanı kabullendi ve çeşitli bahanelerle savundu.

“Yapıyor” demedi “yaptı” ve devam etti "Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, 1000 yataklı sahra hastanesi yaptı. 1000 yataklı. 45 günde değil. Ya bir belediye başkanının yaptığını devasa Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanlığı yapamıyor." “Beceriksiz” diye de ekledi.

Yapıyor dese orada sadece bir tek çivi bile çakılmış olsa yalan olmaz ve alkışlanacak bir hizmet olur. Belediye görev tanımında olmayan bir işi yapıp hastalığa karşı tedbir almış olur, bunu sadece Adanalılar değil herkes takdir eder. Bazı insanlar için yalan bir yaşam biçimi olmuş maalesef.

Engin ÖZKOÇ denen provokatör de kameraların karşısına çıkıp milletin gözünün içine baka baka bu yalanı sürdürdü.

Aynı şey İmamoğlu için de geçerli. Eğer hafta sonu attığı tivitte gerçek tonajı yazmış olsaydı: büyük bir çoğunluk trafikte araç olmayan bir zamanda yaptı diye takdir ederdi. En fanatik olanın yapacağı eleştiri: “madem bu kadar asfaltın vardı, hastanenin yolunu niye yapmadın?” olurdu.

Yazının devamını ilerleyen günlerde yayınlayacağız.

 
Etiketler: Algıyı, yönetmek,
Yorumlar
Haber Yazılımı