Yazı Detayı
29 Nisan 2020 - Çarşamba 11:00
 
Gurur duyuyorum
Levent Kömürcü
 
 

Merhaba dostlar.

1999 yılında yaşadığım bir olayı anlatarak yazıma başlamak istiyorum.

Bursa da Zübeyde Hanım hastanesine yeni doğum yapmış yeğenimi ziyarete gitmiştik. Orada geceliği kir kan içinde bir kadın cağız gördük. Koğuş tipi kalabalık odalar olduğu için herkes birbirinin hikayesini kısa sürede öğrene biliyordu. Kadıncağız 10 günden fazladır bebeğiyle o hastanede rehinmiş.

30 yaş altına bu anlatacaklarım masal gelir 30 yaş üstü bir kesimde artık bu muhabbetten sıkılmıştır. Ama geçmişi anlatmazsak bugünü anlayamayız.

O günler cenazelerin bile rehin olduğu günlerdi. Şimdi yapılan sağlık hizmetleri için Atatürk’e ve Atatürkçü bilim insanlarına teşekkür eden arkadaşlara bi bilgi hatırlatayım: o günkü Türkiye de Atatürk’ün kurduğu Türkiye idi. Hatta o zamanki doktorlar bilim insanları daha fazla Atatürkçüydü.

Yanlış hatırlamıyorsam 2004 yılıydı. Kendi başıma ticaret yapmaya yeni başlamışım, Bağkur ödemelerimi doğru düzgün yapamıyorum. O zamanlar en büyük korkum neydi biliyor musunuz? En büyük korkum çocuğumun hastalanmasıydı. Nasıl tedavi ettiririm diye korkuyordum. Aradan kısa bir süre geçmişti, Hükümet 18 yaşın altındaki tüm çocukları sağlık konusunda güvenceye alınca üzerimden bir yük kalktı. İşte o gün devletimi arkamda hissetmeye başladım.

Yıllar geçtikte sağlıkta reformlar birbirini kovalarken değişen tek şey sağlık değildi. Ülkemde güçlenmeye başlamıştı. Libya’da iç savaş çıkar çıkmaz oradaki vatandaşlarının yanı sıra bir çok ülkenin vatandaşını da tahliye etti. Benim devletim artık dünyanın her yerindeki vatandaşlarını koruyacak güçlü bir devlet olmuştu.

O kadar devletimin gücüne güvenmeye başladım ki: 2012 yılıydı bir gün İstanbul’a giderken Şehitler Köprüsü girişinde aynası kırılıp bantla tutturulmuş bir polis aracı gördüm. O güçlü ülke vatandaşı olmanın verdiği doğal refleksle hemen 155’i aradım: uluslar arası bir yolda böyle bir araç ülkemize yakışıyor mu dedim. Telefondaki memur özür dileyerek aracın değiştirileceğini söyledi.

Şimdi bu güçlü devletim dünyanın her yerindeki vatandaşlarına sahip çıkmak şöyle dursun, 50 den fazla ülkeye yardım ediyor. Yine 90 lı yıllarda yengemin kardeşi Karadeniz’in bir köyünde araç olmadığından doğuma giderken yolda vefat etmişti. Şimdi memleketimin en ulaşılmaz noktalarına helikopter ambülanslar gidip vatandaşı hastaneye yetiştiriyor. Sosyal güvencesi olsun olmasın hastanede tedavi ediliyor.

Bu güçlü ülkenin vatandaşı olmaktan onur gurur duyuyorum. Biliyorum ki en ulaşılmaz uçurumun dibinde kalsam devletim tüm imkanlarını seferber edip beni kurtarmak için gelecek. Ve bu gurur bu onur hepimizin. Dün Rusya’ya ve İsveç’e giden o ambülans uçaklar bizim.

Ve bunlar kendi kendine olmadı. Bana bu onuru bu gururu 18 yıldır bu ülkeyi yöneterek yaşatan Sayın Cumhurbaşkanım Recep Tayyip ERDOĞAN ve onunla bu yolda yürüyen yol arkadaşlarına teşekkür ediyorum.

 
Etiketler: Gurur, duyuyorum,
Yorumlar
Haber Yazılımı