Yazı Detayı
07 Ekim 2014 - Salı 10:39
 
PEYGAMBER EFENDİMİZDEN ENGELLİLERE POZİTİF AYRIMCILIK.
Engelsiz Kalem
 
 
 
 

Değerli okurlarım Bugüne kadar sahabelerle alakalı bir çok kitap okumuş, yahut onlarla ilgili bir çok kıssa dinlemiş ola bilirsiniz.

Ancak PEYGAMBER EFENDİMİZ HAZRETİ MUHAMMED'İN döneminde yaşayan, onu gören, sohbetlerinde bulunan öyle sahabeler var ki, diğerlerinden oldukça farklı.

Hatta bir kısmı Peygamber efendimizi görememişler bile.

Bu sahabelerin diğer sahabelerden farkı, görme engelli ve ortopedik engelli olmaları.

Malumunuzdur Peygamber efendimizin vefatına yakın yüz bin sahabe vardı, eğer o dönemde de bu günkü gibi toplumun %10’u engelli olmuş olsa, toplam on bin engelli sahabe olmuş oluyor.

Tarihimize baktığımızda göreceğiz ki, Peygamber efendimiz engellilere pozitif ayrımcılık uygulayan ilk kişidir,

Onlarla şakalaşır, gezmeye gider, özel bir ilgi ve şefkat gösterirdi.

Birçoğumuz o sahabelerin hayatını okur ve kendimize örnek alırız.

Bu sahabelerin içerisinde Peygamber efendimizin güneşinden aldıkları feyizle manen Allaha daha yakın olan öyle kimseler var ki bunlardan birçoğumuz haberdar bile değiliz…

Mesela Allah peygamber efendimizi Abse suresinde uyarmıştır, bu surenin iniş sebebi olarak bir engelli sahabenin tutumu gösteriliyor

Efendimiz; Velîd, Ümeyye b. Halef, Utbe b. Rabîa gibi Kureyş’in ileri gelenlerine

İslâm’ı anlattığı bir sırada âmâ olan Abdullah b. Ümmü Mektum gelir ve “Yâ Resûlallah! Allah’ın sana öğrettiklerinden bana da öğret” der. O esnada Resûlullah (s.a.) cevap vermez. Çünkü Kureyş’in bu ileri gelen kimseleri, zaten kendilerine özel muamele edilmesini istiyorlardı. Efendimiz onları gücendirmek istemedi. Abdullah tekrar seslenince elinde olmayarak yüz hatları değişti. Bu esnada onlar kalkıp gittiler. Biraz sonra bu âyetler geldi. Resûlullah’ın bazı davranışlarını tenkit ve onu ikaz mahiyetinde gelen bu ve benzeri âyetler, onun hak peygamber olduğuna en büyük delildir. Zira hiç kimse kendisini bu şekilde tenkit etmez.

Bismillâhirrahmânirrahîm

1, 2, 3, 4. (Peygamber), âmânın kendisine gelmesinden ötürü yüzünü ekşitti ve çevirdi. (Resûlüm! Onun halini) sana kim bildirdi! Belki o temizlenecek yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.

5, 6, 7. Kendini (sana) muhtaç görmeyene gelince, sen ona yöneliyorsun. Oysaki onun temizlenip arınmasından sen sorumlu değilsin.

8, 9, 10. Fakat koşarak ve (Allah'tan) korkarak sana gelenle de ilgilenmiyorsun.

İşte bu Ayetlerin inişi peygamber efendimizin engellilerle daha yakından ilgilenmesini hatta öyle ki, ortopedik engelli olan Muaz bin cebeli yemen valisi tayin etmiş, Görme engelli olan sahabe Abdullah ibni mektumuda tam 13 kez kendi yerine devlet başkanı olarak bırakmıştı, savaşa gittiği zaman hemen Abdullah ibni mektumu devlet başkanlığına vekâlet etmesi için görevlendirirdi, hatta Abdullah ibni mektum peygamberimizin hazreti Bilal’den sonra en çok müezzinliğini yapan sahabe olmuştur.

Peygamber efendimiz: yüzünün çirkinliği nedeniyle toplumdan kaçan bir sahabe olan zahire sen çölden bitkileri topla getir, pazarda beraber satalım diyerek onu toplumsal yaşama katılmaya teşvik etmiş, hatta zahir benim çölüm, bende onun şehriyim diye de iltifatlarda bulunmuştur. Görüyoruz ki,

Peygamber efendimiz, engellilerin hem sosyal bakımı, rehabilitasyonu hem de manevi bakımıyla ilgilenmiştir.

Bir dahaki yazımızda bu konuyu siz hedef okurlarıyla paylaşmaya devam edeceğiz…

Şimdilik Allaha emanet olun

 
 
 
Etiketler: PEYGAMBER, EFENDİMİZDEN, ENGELLİLERE, POZİTİF, AYRIMCILIK
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Arşiv
,